“dostun evi nerede?”
göğsümde kanat hışırtıları,
bir çift güvercinin:
allı-beyazlı, paçalı donlu, taklacı…
sonsuzluğun bahçelerine meyilli
evden çıkalım,
eşikleri bir bir atlayalım
sokak sokak yürüyelim semti,
tapınakları, karakolları, kahveleri geçelim;
sinema önünde: dondurma-kaymak
sonra ver elini metruk mahaller,
mezarlığın içinden tarlalara gidelim,
selam verelim bir bir karıncalara
mola verelim,
nar ağacı altında;
ağzımda helva-ekmek tadı,
dilimde şiir dizeleri –
dostun evi nerede?
iklim iklim doruklara çıkalım,
nergislere, süsenlere komşu olalım,
kelebeklere misafir
yüzümüz avuçlarımızın arasında,
bir taşa oturalım, sinematografik;
ova ayaklarımızın altında
tahta köprü bîfaal;
mavisi mat, kahverengi;
gök parçalı-bulutlu, toprak kara çıban,
yeller eserken su değirmeninin yerinde
Kiarostami kadrajındaymışçasına,
söğüt altındaki koyunlara bakalım,
bir de çoban köpeğine
yollar açık,
insan enkazı arasında;
Yusuf, Züleyha ve Eyyub'un kavliyle
dostun evine gidelim
Cihan Ezer
*sohrap sepehri


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder