15 Ocak 2026 Perşembe
Yürü Bre Yalan Dünya
13 Ocak 2026 Salı
Tükenmez Davayı Bana mı Verdin
12 Ocak 2026 Pazartesi
Yaz Gelir
8 Ocak 2026 Perşembe
Bu Bağı Alemi Geçirme Böyle
7 Ocak 2026 Çarşamba
Eski Libas Gibi
Evlerinde Bir İpekten Halı Var
5 Ocak 2026 Pazartesi
Divane Gönlüm Benim
3 Ocak 2026 Cumartesi
Sen Bir Ceylan Olsan
30 Aralık 2025 Salı
Kimse Bana Yaran Olmaz Yar Olmaz
12 Haziran 2025 Perşembe
Bir Seher Vaktinde İndim Bağlara
8 Nisan 2025 Salı
Kâtipler Oturmuş Derdimi Yazar
9 Mart 2025 Pazar
Seyyah Oldum Şu Alemi Gezerim
Değme Felek
7 Mart 2025 Cuma
Elâ Gözlü Benli Dilber
6 Mart 2025 Perşembe
Seher Yeli Nazlı Yâre
Bağışla Beni
Kükredi Çimenler Açıldı Güller
5 Mart 2025 Çarşamba
Arkam Sensin Kal'am Sensin
12 Şubat 2025 Çarşamba
Ezel Bahar Olmayınca
"10. yüzyıldan 14. yüzyıla
kadar İran’ın doğusunda 'HİTAY' adlı bir Türk devleti bulunmaktaydı. Hitaylar
resim ve güzel sanatlar konusunda çok ileriydi. Özellikle süsleme sanatında
Uygurlularla birlikte Orta Asya ve yakın doğuda çok ileri bir medeniyet kurmuşlardı.
Bunu da Mani dinin kurucusu Mani’den ve müridlerinden öğrenmişlerdi. Mani dini
3. yüzyılda İran’da yasaklanınca, Mani dinine mensup olanlar Hindistan
üzerinden Orta Asya ve Çin’e kadar gitmişlerdi. Kendi dinleri ile birlikte resim
ve güzel sanatları da götürmüşlerdi Mani dininin kutsal kitapları resimler ve
tasvirlerle süslüydü. Ressamlar, resim sanatının piri olarak Manizm dininin
kurucusu Mani’yi gösterirler. Hitayların Mani mensuplarından öğrenip
geliştirdikleri bu resim ve süsleme sanatına 'Hatayi' süsleme sanatı
deniliyordu. Şah İsmail de buradan esinlenerek yazdığı şiirleri bu süsleme
sanatına benzeterek 'Hatayi' mahlasını kullanmıştır. Safevilerin sarayı 'Hatayi'lerin minyatürleri ve resim tabloları ile meşhurdur. Şah ismail,
şiirlerinde Safevileri, Hatayi’lere benzetmiştir. O şiirlerden birisi şöyledir:
Türk kavminden olan Hitaylar, (Hatayiler) erkeklerinin uzun boylu, yakışıklı, kadınlarının ise güzel olması ile meşhurdur. İranlı ünlü şair Şirazlı Hafız bir şiirinde şöyle der:
Makalemizi, benim de aynen katıldığım Ahmet Küçükkalfa’nın şu görüşü ile bitirelim:
'Safeviler, Hatayi geleneğin temsilcisi oldular.
Şahnamelerdeki minyatürlerde olduğu kadar, mimaride, süslemede, şiirde,
tekstilde kısaca güzel sanatların her şubesinde yetkin eserler verdiler.
Hatayi geleneğin yetkin temsilcisi Şah İsmail’in Hatayi mahlasının, Uygur-Hıtay (Hatayi) yüksek kültürünün ve güzel sanatlarının bir yansıması olduğu kuşkusuzdur.' "
Hamdullah Dedeoğlu


