Semih Yıldırım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Semih Yıldırım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Eylül 2026 Salı

Hasret

Işığı yaratan inanç
Ve mısırın narin gövdesi
Sessizce büyür

Hasretim derin
Hasretim kaç yüzyıl kadar derin
Mavi göklerin üstüne dalgalanıyor yüreğim
Kızılırmak ‘buluşalım’ diyor

Unutulmuş ırmakların adını
Göğsüme yazdım
Zilan Deresi
Bartın Çayı
Zap Suyu
Kara geceden gayrısını umut diye tatmamış
Karaelmasın şavkını
Kentin umuda kapalı yüzüne
Kuyu dibinden bağırdım
Ekmek üstüne kızıl harflerle

Aç karına sabah ezanında
Çarpık kovalara ıslak kömür toplayan
Çıplak ve çelimsiz çocuk bacaklarını
Utançla söyledim kentlere
Unutmamak için göçüklerin yasını
Ateş üstüne ant içtim
Kerpiç yüreğinde doğan yeniyetmenin
Taze yarası dizelerim
Şafağın gözlerine dik durmak için
Ömrümün her deminde
İçimde akan ırmakları korudum

Ey umudun türküsü daha kesilmedi kanım
O utangaç çocukları ben doğurdum
Ben okşadım diri başakları
Reha, Eştar, Artemis
Kibele adım
Çamın yazgısı ve tanrılar tanrısı
Ölümsüz kirpiklerimden akar
Dolunay’ın altın sinisinde
Mavi yaldızlı hayatın sırrına erer gibi
Çözer saçlarımı dalgalar

Taşın dingin ayağında yükselen
Işıklı buğday başağı iki gözüm
Altın sunaklarda ve bakır taslarda
Özenle büyüttüm neslimi
Yıldızın her köşesindeki üçgen
Ve incirin kutsal sözü benim
Dirim kasıklarımda büyür çünkü

Ey topraktan gelen
Mavi göğün oğlu
Göğsüm helal ve haktır
Ben gönlümde aşk ile taş emzirmedim ki

Yelda Karataş

Fotoğraf: Semih Yıldırım, Banaz, Uşak




İzleyiciler