yılan gibi kıvrılan
soğuk demirlerin
yalnızlık saati şimdi
kimse/siz, takılmış ân’a
bekliyor özlemi çekileni.
kim bilir kaç âşık
kaç kez kucaklamıştır sevdiğini
kaç kez ayrılmıştır bu istasyondan
çok zaman içinde tuttuğu hıçkırık
karışmıştır tren ve martı çığlığına
Deniz: kendini bırakmaz sandığı martıya
Tren: peş peşe girdiği karanlık tünele
Sevgili: anlamsız geçen zamana ağıp
silebilir mi içine gömdüğü izi?
bak… gar’ın durmuş sandığın saati
kentin canla yoğrulu toprağından
ses alıp, ses vermek derdinde şimdi
Tik tak tik tak tik tak / tiiiik taaaak
Dong… dong… dong…/ donnngg
Ne söylüyor acaba bu / "tiiiik taaaak!"
Fatma Kılıç
Fotoğraf: Sirkeci Tren Garı, Müberra Karamanoğlu

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder