sözü edilen ağaç, orada değildir hiçbir zaman
sadece hecelerin bekçisi
belli bir toprağa dökülünce
ve zerresinde büyüyordu hayat denir, kederiyle
ha vardı ha yoktu; gökyüzü, el çantası, dürbün
birisi bir şeyler fısıldar ya
sanki utanç, sanki biraz da sırlı
mistik bir merasim başlayacak sonunda
sanki bir tartışma var da
sükûtu daha kıymetli sanki
kimisi parmak aralarından akıtır o zerreyi
kum saatine dönüşür inceldikçe gövdesi
tohumu eker boşluğa, hayallerini
sarkıtından düşmek üzere bir kuru damla
sözü unutulan ağaçtaki gizem de orda
ogün kaymak, aşk kere aşk, dize yayınları, s.36
